postparalax

Orhan Cem Çetin, fotoğrafçı vs.

Konsept Geliştirme Kılavuzu

with one comment

çift sarılıHerhangi bir proje ilk elde sadece bir fikir olarak ortaya çıkar. Bu fikir daha sonra bir eylem planına, sonra da eğer olabiliyorsa, gerçek bir ürüne dönüşür. Bu süreç boyunca kendinizi organize edebilmeniz ve ilgili kişileri süregiden projenizin aşamaları hakkında önceden ve sağlıklı bir biçimde bilgilendirebilmeniz bakımından, bir proje dosyası oluşturmanızın büyük yararları olacaktır.

Hatta, daha da ileri giderek, böyle bir dosyanın kesinlikle gerekli olduğu söylenebilir.

Diyelim ki, başka birisinin projesi hakkında yazılanları okuyorsunuz. Muhtemelen aşağıdakileri bilmek isterdiniz:

Başlık / Alt Başlık

Tıpkı bir kitaba ya da bir sergiye (ki hedefiniz bunlar olabilir) hatta bir buluşa özgün bir isim verildiği gibi, projenizi de benzersiz ve tercihen yapılan işin mahiyeti hakkında fikir veren bir başlık ile anmanız birçok bakımdan kolaylık sağlayacaktır. Başlığı genellikle daha tanımlayıcı bir alt başlık izler. Böylece projenizden söz edilmesi, projenize atıflarda bulunulması herkes için çok daha kolay ve sağlıklı olacaktır.

Önerme

Önerme, esasen projenizin ruhu, çıkış ve belki de varış noktası, varlık nedenidir. Hiçkimsenin değersiz, derinliksiz, kısacası ıvırzıvır bir konuya eğilmeyeceğini, eğildiği takdirde ise diğer insanların dönüp bakmayacağını varsaymak yanlış olmayacaktır. Bu nedenle, herhangi bir projenin altında nispeten önemli bir meselenin yattığını, projenin bu meseleyi gündeme getirdiğini, tercihen çözümler de önerdiğini düşünmek isteriz. Düzgün bir önermesi bulunmayan bir projenin çökmesi ne yazık ki kaçınılmazdır. Projenizin sıhhati açısından, izleyicilerinize bir söz söylediğinizden emin olmalısınız. Bu söz ille de somut bir saptama olmayabilir. Sezgisel ya da soyut bir söz de söylüyor olabilirsiniz.

En temelde bir soru ya da sorun olan önerme uygun biçimde ortaya konduktan sonra, insanlar bu kez de sizin nasıl bir çözüm önerdiğinizi ve/veya kimi zaman da bu sorunun gerçekten var olduğunu nasıl savunduğunuzu bilmek isteyeceklerdir.

Proje Tanımı

Bu aşama, projenin kendisinin ayrıntılı olarak tanımlanmasıdır. Yani, gerçekten, fiziki olarak, kim, neyi, ne zaman ve nasıl yapıyor? Ortaya ne çıkıyor? Bu aşamadaki en kritik nokta, tanımlanan sürecin, yapılacağı söylenen işlerin ve hedeflenen son ürünün bir önceki aşamada ortaya konan önerme ile bütünüyle ilişkili ve tutarlı olmasıdır. Bu noktada kendi kendinize bir beyin fırtınası yaparak projenizle ve iç tutarlılığı ile ilgili akla gelebilecek –saçma bile olsa– her türlü soruyu sormanız ve bu sorulara karşı sağlam argümanlarla yanıt verebilip veremediğinizi görmeniz yararlı olacaktır.

“Aptal sorulara” karşı hazırlıklı olmanız özellikle önemlidir, zira bu sorular eninde sonunda sorulacaktır. Esasen, aptal soru yoktur, “aptal yanıt” vardır. Yani asıl risk, aptal gibi görünen soruya yanıt verirken oluşur.

Hedeflenen İzleyici ve Dil

Hiçbir proje, tüm dünya nüfusuna üstelik tüm zamanlarda erişemez. Projenizle kimlere, ne zaman, nerede hitap ettiğinize dair en başta bir fikriniz olmalıdır. Zira, bu konuda vereceğiniz karar, projenizin dilini belirleyecektir. Bu anlamda, “projenin dili” dendiğinde, doğrudan doğruya sözcük seçiminiz, kullandığınız cümlelerin yalın ya da karmaşık olması gibi “sözel” kavramlar kastedildiği gibi, başvurduğunuz görsel kodlar, çalışmanızı sunuş biçiminiz, hatta sunmak için kullanacağınız mecra vb. bile kurduğunuz dili oluşturan unsurlar olarak dikkate alınmalıdır.

Dikkat! Bu alanlarda kullanacağınız tercihler, son ürünün izleyici tarafından sizin beklediğiniz ya da en azından umduğunuz biçimde algılanıp algılanmayacağını belirleyecektir.

Referanslar

Gündelik yaşamda yaptığımız herşey, ama herşey, çok basit bir eylem bile, insan kültürünün akılalmaz boyutlardaki birikiminin üzerinde yerini bulur. Bu yüzden, yürütmekte olduğunuz bir projenin de daha önce başka birisinin ya da birilerinin düşündüğü, yaptığı ya da önerdiği bir çalışma ile ilişkili olması kaçınılmazdır. Başkalarının çalışmalarından esinlenmiş olmanız da son derece normaldir, yeter ki bir başkasının düşünce ürününü –bilerek ya da bilmeyerek- birebir kopyalamış olmayın. Projenizin erken aşamalarında ilgili literatürü taramanız, bilginizi ve esin kaynaklarınızı zenginleştirmeniz bu nedenle önemlidir. Böylelikle, projenizde gerekli düzeltmeleri yapabilir, yeni unsurlar ekleyebilir ya da bazı kararlarınızda çok geç olmadan geri adım atma şansını bulabilirsiniz.

Kimi zaman da sizin gerçekleştirmek üzere yola çıktığınız işleri bir başkasının çoktan gerçekleştirmiş olduğu ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda mutsuz olmak yerine, kendinizi bu gerçeği herkesten önce fark ettiğiniz için şanslı addetmelisiniz. Zira aksi takdirde, tüm kaynaklarınızı tüketip sonunda işe yaramaz, üstelik kötü görünen ve sizi ya cahil ya da hırsız olmak arasında tercih yapmaya zorlayan bir açmazın içinde bulursunuz.

Takvim ve Zaman Planlaması

Zaman, bir projenin en önemli, en kritik, en yeri doldurulamaz kaynağıdır. Projenizin üretim sürecinin zamana nasıl yayılacağını hem sizin hem de diğer tüm ilgili kişilerin bilmesi gerekir. Projenizin tüm aşamalarını içeren gerçekçi ve ayrıntılı bir zaman çizelgesi oluşturmanız, bu çizelgeye sadık kalmanız, böylelikle hem kendinize hem de başkalarına güvenilirliğinizi kanıtlamanız önemlidir.

Maliyet

Bu da, olabildiğince erken aşamalarda öngörülmesi ve planlanması gereken bir konudur. Zira, maliyetlerin yeterince erken ve ayrıntılı bir biçimde ele alınmamasının, kolaylıkla tahmin edilebileceği gibi, proje üzerinde ölümcül etkileri olabilir. Süreç içinde tüm maliyetler aynı anda gündeme gelmeyeceğinden, bir masraf takvimi oluşturulması da mümkündür ve yararlıdır. Masraf takvimi, eylem planı ile karşılaştırılmalı, projenin fizibilitesi bu yolla gözden geçirilmelidir.

Maliyet analizi, özellikle projenize sponsor(lar) arıyorsanız, kritik önem taşır. Cüzdanınıza ne kadar para doldurmayı başarabileceğinize bağlı olarak devreye sokacağınız, bir uçta “tutumlu” diğer uçta ise “savurgan” senaryolar olmak üzere, alternatif prodüksiyon çözümleri oluşturmanın da yararını görebilirsiniz.

Geleceğe Yatırım

Bir Çin atasözü şöyle der: “Hayat, dağa tırmanmaya benzer. En tepeye ulaştığınızda, tırmanacak başka dağlar olduğunu görürsünüz.” Bu söz, proje geliştirme için de geçerlidir. Bir çalışmayı tamamlayıp, sunup, paketleyip rafa kaldırdığınızda, muhtemelen kendi yaptıklarınızdan esinlenerek, mevcut projenizin uzantısı olan yeni işler hayal edebilirsiniz. Bu hayaller zamanla bir sonraki çalışmanıza dönüşebilir. Böylelikle, tüm kariyeriniz boyunca ürettiğiniz birbiriyle ilişkili projeler zincirinin her bir halkası kendi başına bir proje iken, zincirin bütünü de uyumlu bir koro haline gelecektir.

Sonsöz

Günümüz sanatı çoğu kez insanları rahatsız etmeyi hedeflemektedir. Yolunda gitmeyen birçok iş varken, adaletsizlik ve zulüm dünyayı sarmışken, bunları hatırlatarak insanları tedirgin etmek, huzurlarını kaçırmak, bu yolla tutumlarını değiştirmek, üretilen birçok projenin temel amacını oluşturur. Ne var ki, bunu yaparken küstahlaşmak, ayrımcı davranmak, hiçbir amaca hizmet etmeden, sadece rahatsız edici olmak işten bile değildir. Hedefiniz ve motivasyonunuz ne olursa olsun, unutmayınız ki, hiçbir sanat projesi, konuyla ilgisi olmayan masum insanların huzurundan daha önemli değildir.

Written by Orhan Cem Çetin

16 Kasım 2010 02:27

Bir Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. Tavsiyeler için teşekkürler.

    Ozan Bal

    28 Nisan 2011 at 15:18


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: