postparalax

Orhan Cem Çetin, fotoğrafçı vs.

İfadenizi alabilir miyim?

with one comment

İstanbul merkezli tematik aylık sanat gazetesi Güncel SANAT’ta, Ekim 2014 için, aşırılık hakkında kaleme aldığım yazım, gazetenin izni ile aşağıda.
İyi okumalar.

 

Bazı insanlar dünyaya nötr bir yüzle değil, bir yüz ifadesi ile geliyor.

Örneğin ben. Benim yüzümde her zaman üzgün bir ifade vardır. Daha doğrusu varmış. Kendimi her an mutsuz hissettiğimden değil, çehrem öyle. Bazıları sürekli hayretle, kimileri tiksinerek ya da can sıkıntısından patlayacakmış gibi bakar çevresine.

Yüz ifadelerini, dolayısıyla karşımızdaki insanın duygusunu okuyabilmek, doğuştan gelen ve evrensel bir yeti. Çok da önemli. Bu yetimiz sayesinde dünyanın neresinde olursak olalım muhatabımızla daha bir kelime konuşmadan atmosferi kavrama ve gerekiyorsa oradan tüyme şansını elde ediyoruz.

Ancak işin bir yönü daha var; o da yine evrensel bir dürtü olarak bir görünüşün içinde insan yüzleri arayıp -olmasa bile- bulma ve o ifadeyi, dolayısıyla taşıdığı duyguyu kopyalama eğilimimiz.

Buna göre, sürekli iri gözler ve kalkık kaşlarla çevresine bakan birisi aynı anda dünyaya şaşkınlık ve merak zerk ediyor olamaz mı? Ben acaba çevreme hiç istemeden, ya da daha doğrusu herhangi bir çaba göstermeden hüzün yayıyor olabilir miyim? Sakıncası yok.

Hüzün genelde Arabesk, banal bir duygu durumu kabul ediliyor. Portekiz’de tanıştığım bir fotoğrafçıyla sohbet ederken ona hüzün kavramını şöyle anlatmaya çalışmıştım: Ortada hiçbir neden yokken peşinen üzülmek. Meğer aynısı Portekiz’de de varmış: Saudade. Geçmişlerindeki şiddetli Arap etkisinden olsa gerek. Fado müziğini de daha iyi kavramıştım bu bilgi sayesinde.

Az önce sakınca yok dedim; bana göre hüzün çok faydalı. O bir aşı. Trajedi gelmeden önce onun provası, temrini. Böylece korkulan gerçekleştiğinde hazırlıksız yakalanmıyor, şoka girmiyoruz.

O yüzden ben, yaşlandıkça belirginleşen üzgün bakışlarımdan, yani, bu bakışları sunuyor olmaktan memnunum. Ama bana “Sen nasıl bir ifade görmek isterdin insanların yüzlerinde?”  diye soracak olursanız, sanırım meraklı bir yüze her zaman daha çok ihtiyacım var.

Orhan Cem Çetin, Eylül 2014         

Written by Orhan Cem Çetin

14 Ekim 2014 11:57

hakkımda about_me, sanat art, Yazdım I_wrote kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

Bir Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. :)))) şimdi anladım

    basak

    06 Mart 2015 at 16:08


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: